28 Mart 2025
  • Ankara18°C
  • İstanbul15°C
  • Bursa21°C
  • Antalya22°C
  • İzmir17°C

"HORLAMA VE UYKU BOZUKLUĞU" GECE TESTİYLE ÇÖZÜLÜYOR

Horlama ve uykuda solunum durması gibi şikayetlerle Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Uyku Laboratuvarına gelen hastaların, gecelik uyku testinden çıkan sonuca göre tedavisi yapılıyor.

"Horlama ve uyku bozukluğu" gece testiyle çözülüyor

18 Mart 2022 Cuma 20:58

Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Uyku Laboratuvarında testlerden geçen hastalar, tanılarına göre ilgili birimlere yönlendirilerek tedavi ediliyor. Laboratuvar sorumlusu Prof. Dr. Ömer Araz: "Hastalarımızdaki horlama seviyesi normal insanlardan çok yüksek, 65 desibele kadar çıkıyor. Özellikle batı toplumlarında bu hastalık boşanma sebebi olarak görülüyor"

Tam donanımlı acil kompleksi, tüp bebek ve nükleer tıp merkezleri, Uyku Laboratuvarı, donanımlı ameliyathaneleri, organ nakli ve kalp merkezi gibi birçok birimi bünyesinde barındıran, son sistem teknolojiyle donatılan yaklaşık 1500 yatak kapasiteli hastane, akademik ve tecrübeli kadrosuyla Doğu Anadolu Bölgesi ile komşu ülkelerden gelen hastalara sağlık hizmeti sunuyor.

Hastane bünyesinde 17 yıldır hizmet veren Uyku Laboratuvarında da horlama, uyku bozukluğu, gündüz uyuklama hali ve uykuda boğulma gibi şikayetleri olanlara gecelik uyku testi yapılıyor.

Her yıl yaklaşık bin hastanın başvurduğu laboratuvarda, gece uygulanan testlerin ardından tanı konulan hastalardan solunum sıkıntısı çekenler, laboratuvardaki cihazlarla tedavi ediliyor. Psikolojik, nörolojik rahatsızlıklar ile kulak burun boğaz ve diş hastalıkları gibi sorunlar nedeniyle uyku problemi yaşayanlar ise ilgili birimlere yönlendirilerek uyku problemlerinin çözülmesi sağlanıyor.

Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Uyku Laboratuvarı sorumlusu Prof. Dr. Ömer Araz, AA muhabirine, gecelik teste aldıkları hastaların uykuda solunum bozukluğu ve bacak hareketlerine bakıp tanı koyduklarını söyledi.

Diğer bölümlerle de iş birliği içinde çalıştıklarını anlatan Araz, "Uyku bozukluğu 80 civarında hastalığa haiz ve 5 bölüme ayrılmakta. Bu bölümlerden biri de solunum bozukluğu. Uykusuzluk genel olarak psikolojik, nörolojik, kulak burun boğaz ve bazen diş hastalıklarına ait bozukluklardan olabilir. Bize daha çok horlama, gündüz uyuklama hali ve uykuda boğulma hissi şikayeti olanlar geliyor." dedi.

- "Hastalarımızın horlama sesi 65 desibele kadar çıkıyor"

Söz konusu şikayeti olanlara laboratuvarda çeşitli elektrotlar bağladıklarını belirten Araz, bu şekilde hastaların analizlerini yaparak teşhis bıraktıklarını aktardı.

Uyku bozukluğunun kişilerin konfor ve yaşam kalitesini ciddi şekilde bozduğuna işaret eden Araz şöyle konuştu:

"Bu hastalık, gündüz uyuklamaya neden olduğundan trafik kazalarına, gece ise oksijen düşmesine bağlı diyabet, hipertansiyon, koroner arter veya beyinde damar tıkanıklığına sebep olabiliyor. Aile içi ve sosyal sorunlarla da sıkça karşılaşıyoruz. Hastalarımızdaki horlama seviyesi normal insanlardan çok yüksek, 65 desibele kadar çıkıyor. Özellikle Batı toplumlarında bu hastalık boşanma sebebi olarak görülüyor."

Çok yüksek tonla horlayanların, uykuda solunumu duranların ve gündüz uyuklama hali olanların mutlaka hastaneye başvurmalarını isteyen Araz, "Uyku sadece dinlenmek değil, aynı zamanda tamirat işlevi de görür. Ertesi günün işlemleri için dinlenmeyle bir önceki günün tamiratları yapılır. Bu konuda yaraların iyileşmesi ve hafızanın güçlenmesini örnek verebiliriz. Uyku sorunu olanlarda hafızada bozukluk, kişilik değişiklikleri ve depresyon görülür." ifadesini kullandı.

Araz, uyku hastalığının genetik olduğuna dikkati çekerek tedavide ancak cihazlarla başarı sağladıklarını dile getirdi.

- "En çok erkekler horluyor"

Ülkede yüzde 2 ila 5 arasında uyku hastalığının görüldüğünü anlatan Araz şunları kaydetti:

"Horlama ise kadınlarda yüzde 36, erkeklerde yüzde 64'e kadar yükselmekte. Hastalar cihazı kullandıktan sonra yeniden doğmuş gibi hisse kapılıyor, cihazla yaşam kalitesi artıyor. Tedavi hem hasta hem de çevresi için oldukça yararlı. Horlamayla ilgili tedavi sonucu ailelerin, eşlerin sosyal problemleri çözülüyor. Gündüz uyuklama hali ortadan kalktığı için de kişilerin yaşam kalitesi artıyor."

Laboratuvarda tedavi gören Ardahanlı 4 çocuk babası Hakan Yılmaz da uyku şikayetinin geçen yıl gece yatarken solunum sıkıntısıyla başladığını anlatarak "Daha önceden horlamam vardı, yazın çoğaldı. Uykudayken nefesim kesiliyor ve zor toparlıyordum. Allah'tan buraya geldim. Laboratuvara ilk geldiğimde cihaza bağlandım ve solunumum çok kez durmuş. Bu ikinci gelişim, uyku testiyle tedavi amaçlı cihaz belirlenecek." diye konuştu.

Merkezdeki hizmetlerden memnun kaldığını belirten Yılmaz doktor ve personele teşekkür etti.

Kaynak: Haber Kaynağı
Yorumlar
  • BİROL DİZDAR19 Mart 2022 Cumartesi 19:43

    uyku apmesi dendiğinde halk arasında tıkayıcı apne olarak tanımlandığını görüyoruz. Uyku apnesinin ne olduğunu ve tedavisinin de neler olduğunu yukarıdaki yazıdan kolayca anlayabiliriz.Ancak uyku apnesi bir solunum sorunudur .Bu sorunun bir de santral apne ,change-stokes ,miks apne ve komplex apne çeşitleri vardır. Bast uyku apnesinin tedavisi çok kolay ve basittir. Genellikle polisomnografi denilen bir tetkikle apne teşhis edilir. Ancak santral apne ve periyodik solunum denilen change-stokes solunumun teşhisi zordur ve tedavisi de ayrı bir sorundur. Herhangbir uyku teknisyeni tıkayıcı uyku apnesini kolayca taşhis edeblir.Tedavisi de de çok basittir. Hatta çoğu zaman bu hastalığın teşhisi için polisomnografiye bile gerek yoktur. Otomatik bir cpapla bir gece yatan bir hastanın sabahında cpapın hafıza kartından hastanın teşhis ve tedavisi çok kolay yapılır. Ancak hastada santral apne ,miks apne ve komplex apne varsa ve en önemlisi change-stokes solunum sorunu varsa bunun teşhisi ve Tedavisi hayli zordur. Bir kere bu hastalığı teşhis edebilecek uyku teknisyenin hem bilgili hem de çok deneyimli olması gerekir.Ne yazıkki ülkemizde uyku teknisyeni olmak çok kolaydır. Kısa bir kurs sonunda teknisyenlik ünanının kazanan ,tecrübe ve bilgisi yeterli olmayan bir teknisyenin tıkayıcı apne dışında hastada solunum sorunu varsa bunu teşhis ve tedavi etmesi pek mümkün değildir. Aynı durum uyku doktoru olup da tecrübe ve bilgisi yeterli olmayan doktorlar içinde söz konusudur. Yanlış teşhis yanlış tedaviye götürür.Hasta bilgisiz teknisyen ve doktorların elinde bir türlü uyku sorununa çare bulunmaz. Hasta sağlığına kavuşamadığından değişik dr lara gitmek ve defalarca uyku tetkikleriyle karşılaşmak ve çeşitli cihaz denemelerine maruz kalır. acemi uyku teknisyen ve doktorların deneme tahtasına uğramış olur… Uyku sorunu çeken bir hasta için en önemlisi tecrübeli ve bilgili bir uyku teknisyenine ve doktoruna rastlamasıdır. Bu hasta için büyük bir şanstır. Yoksa hali perişandır. Aynen benim gibi…

    Beğendim (1)Beğenmedim (0)Yanıtla
SON DAKİKA

Yükleniyor...