BEYAZ YAKALI YAŞAMINI TOPRAKLA ÖZGÜRLEŞTİRDİ
Yurt dışında aldığı eğitimlerin ardından girdiği kurumsal hayatta istediğini bulamayan Merve Tüfekçi Emre, aradığı huzuru ve mutluluğu Şile'de kurduğu çiftlikte buldu.

29 Haziran 2021 Salı 11:18
Yurt dışında aldığı eğitimlerin ardından girdiği kurumsal hayatta istediğini bulamayan Merve Tüfekçi Emre, aradığı huzuru ve mutluluğu kurduğu çiftlikte buldu. Çiftçi Merve Tüfekçi Emre: "Toprak, özgür kadın olmamı sağladı. Topraktan öğrendiğimiz ve öğreneceğimiz çok şey var. Toprak bizi kendi doğallığımızla buluşturuyor. Özümüze döndürüyor ve gerçekten toprak bize çok şey fısıldıyor"
"Bir şeyler yetiştirmek için çok büyük arazilere ihtiyaç yok. Güneş gören bir balkonu olan herkes bu zevki tadabilir. 10 metre bir balkonumuzun ya da derince bir saksımızın olması bile bir şey yetiştirmek için yeter"
"Ne yediğimizi sorgulamalıyız, nereden geliyor, kaynağı ne, hangi tohumdan üretilmiş bunları bilmeliyiz. Mümkünse 100 metre civarındaki çiftliklerden alışveriş yapmalıyız. Niçin gıdam bana yüzlerce kilometre uzaktan gelsin, onlarca insanın eli değsin, hallerde, pazarlarda beklesin?"
"Ata tohumları artık yok olmaya yüz tuttu. Oysa bunlar analarımızdan, atalarımızdan kalmış sandık altı yapılan tohumlar. Bunlar aslında milli servetimiz, en değerli varlığımız. Ata tohumları çocuklarımıza bıraktığımız en büyük miras"
İtalyan Lisesini bitirdikten sonra Paris ve New York'ta işletme eğitimi alan, Londra'da yüksek lisans yapan Emre, İstanbul'a döndüğünde kurumsal iletişim, satış ve pazarlama, müşteri hizmetleri ve mali işler gibi bölümlerde çalıştı.
Şile'ye 4 yıl önce yaptığı bir gezide gördüğü, içinden bir derenin geçtiği 50 dönümlük araziden çok etkilenen Emre, bu verimli topraklar üzerine Şifa Köy adını verdiği çiftliğini kurdu.
Çilekten, fasulyeye, salatalıktan elmaya, kara duttan, domatese kadar her türlü sebze ve meyveyi elleriyle yetiştiren Emre, eşi, 1 yaşındaki oğlu ve yardımcılarıyla, bu doğal ürünleri toplandıktan sonra en geç 24 saat içinde tüketiciye ulaştırıyor.
Aynı zamanda Şile'nin yeşilliklerinde doğal olarak beslenen keçi ile tavuklardan elde edilen süt ve yumurtalar da çiftliğin öne çıkan ürünleri arasında yer alıyor.
- "Besinler, düşüncelerimizi, görüntümüzü, ruh ve beden sağlımızı etkiliyor"
Şehirde doğup büyüyen Emre, beyaz yakalı bir yaşam tarzından sonra kendini ailesiyle toprağa adamasının hikayesini AA'ya anlattı.
Bir gün Şile'de gezerken şu an Şifa Köyü'nü kurduğu toprakları görüp aşık olduğunu aktaran Emre, "Burada insanlığa hizmet edebilmek için organik tarım yapabilir, gerçek tohumlardan elde ettiğimiz gerçek gıdalarla sebze ve meyvelerle insanları besleyebilirim diye düşündüm. Benim işim insanlığa hizmet etmek. Bunu kendime misyon edindim, insanlara yardım etmekten çok mutlu oluyorum." diye konuştu.
Gerçek tohumun ve gerçek ürünün peşinde olduğunu vurgulayan Emre, "Ne ile beslendiğimiz çok önemli çünkü beslendiğimiz şeyler bizi biz yapıyor. Aslında bizi besleyen ürünler, düşüncelerimizi, görüntümüzü, ruh ve beden sağlımızı yakından etkiliyor. O yüzden yediklerimizin doğal, gerçek olması çok önemli. Bunun için bir çiftlik kurdum. Hem açık hem de sera alanlarımıza ekim ve dikim yapıyoruz. Her şeyi mevsiminde üretiyoruz. Ürünü topladıktan sonra 24 saat içinde tüketiciye ulaştırıyoruz. Bu köyün havası, suyu, kuş sesleri bambaşka, çok bakir ve güzel bir yer. Çiftlikteki binalarda bile doğal olması için bölgenin toprak, ağaç ve taşından yapılıyor. " ifadelerine yer verdi.
- "Yediğimiz bizi zehirliyor farkında değiliz"
Emre, özellikle ata tohumlarıyla üretim yaptıklarının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ata tohumlarını yıllar içinde etraftaki köylerden topladık. Daha sonra elimizdeki ata tohumlarını diğer çiftçilerle takas ederek yeni tohumlar elde ettik. Her yıl ilaçlamadan kurutuyoruz, toprak yapıların içinde belli bir derecede muhafaza ediyoruz. Böylece nemlenmiyor ve canlı kalıyorlar. Her sene ektiğimiz üründen tekrar tohum alıyoruz ve böylece atalık tohumumuzu yaşatıp muhafaza ediyoruz. İlaçlamadan sakladığımız için böceklenme olmaması için tohumları cam kavanozlarda muhafaza ediyoruz. Maalesef ata tohumları artık yok olmaya yüz tuttu. Oysa bunlar, analarımızdan, atalarımızdan kalmış sandık altı yapılan tohumlar. Bunlar aslında milli servetimiz, en değerli varlığımız. Ata tohumları çocuklarımıza bıraktığımız en büyük miras. "
Artık tohumların genetiği ile oynandığına işaret eden Emre, "Genetikle oynanıyor çünkü daha sağlamını istiyoruz, nüfus çoğaldı ürün yetmiyor. Tüketici daha irisini, daha parlağını veya daha büyüğünü aradığı için üreticide ona göre davranıyor. Oysa genetiği oynanan tohumlardan elde edilen sebze ve ya meyve aslında plastik gibi bir şeye dönüşüyor. Onu yiyen insanların da doğal olarak sağlığı bozuluyor. Genetiği bozulmuş ürünleri hücrelerimiz tanımıyor, o yüzden bu ürünleri yediğimizde kendimizi ancak hasta ederiz. Yediğimiz bizi zehirliyor farkında değiliz." diye konuştu
- "Ojeli ellerle çapa yapıyorum, ot yoluyorum"
Köy hayatında bakımından da taviz vermediğini ifade eden Emre, ojeli ellerle tarlayı çapaladığını, yaban otlarını temizlediğini, sebze ve meyveleri topladığını hatta hayvanları beslediğini anlattı.
Emre, toprakla haşır neşir olmanın kendisini özgürleştirdiğini vurgulayarak, şunları söyledi:
"Toprak, özgür kadın olmamı sağladı. Topraktan öğrendiğimiz ve öğreneceğimiz çok şey var. Toprak bizi kendi doğallığımızla buluşturuyor. Özümüze döndürüyor ve gerçekten toprak bize çok şey fısıldıyor. Toprağı ilaçlamadan, yormadan, öldürmeden yapılan her iş bereketiyle dönüyor. Bunu sadece maddi anlamda söylemiyorum. Manevi anlamda da huzur, mutluluk olarak geri dönüyor. İnsan toprakta çalışıp, çapa yaptıkça, ektikçe biçtikse bir enerji kazanıyor. Toprağa atılan bir tohumun çıkmasını beklemek, onu sulamak, otlarını temizlemek gerekiyor bu da insana bir sabır kazandırıyor"
- "Balkonda hatta bir saksıda da bir şeyler yetiştirebilirsiniz"
Bir şeyler yetiştirmek için çok büyük arazilere ihtiyaç olmadığına dikkati çeken Emre, "Güneş gören bir balkonu olan herkes bu zevki tadabilir. 10 metre bir balkonumuzun ya da derince bir saksımızın olması bile bir şey yetiştirmek için yeter. Kimyasal gübre asla kullanmasınlar. Güneşte yanmış keçi gübresi ve fidemizin olması yeterli. Balkonda tarım anlamında, çiftliğimizde de eğitim veriyoruz. Su, gübre ve güneş bitkilerin büyümesi için yeterli." dedi.
Emre, sebze yetiştirmenin yanında hayvancılık da yaptıklarını belirterek, şunları kaydetti:
"Burası benim evim, her sene tarım alanımızı genişletiyoruz yeni ürünler ekiyoruz ve her ürün mevsiminde yetiştiriliyor. 27 keçimiz ve 300 tavuğumuz var. Tavuklarımız doğada gezerek organik besleniyorlar. Antibiyotik kullanmıyoruz. Keçilerimiz en taze filizleri yiyerek besleniyorlar. Bu yüzden keçi sütlerimiz de çok şifalı.
Ne yediğimizi sorgulamalıyız, nereden geliyor, kaynağı ne hangi tohumdan üretilmiş bunları bilmeliyiz. Eğer imkanımız varsa 100 metre civarındaki çiftliklerden alışveriş yapmalıyız. Niçin gıdam bana yüzlerce kilometre uzaktan gelsin, onlarca insanın eli değsin, hallerde, pazarlarda beklesin? Bir yaşındaki oğlumu bu çiftlikten yetiştirdiğim sebze ve meyvelerle besliyor olmak beni çok mutlu ediyor onu gördükçe, 'iyi ki bu tarım işine girmişim' diyorum. İnsanları gerçek gıdalarla sağlıklı bir şekilde beslemek, onlara sağlık vermek beni mutlu ediyor."

Yunanistan'da vatandaşlar, Ulusal Sağlık Sistemi'nden memnun değilYunanistan'da vatandaşların yüzde 61'inin ülkenin Ulusal Sağlık Sistemi (ESY) hakkında memnuniyetsiz olduğu bildirildi.03 Nisan 2025 Perşembe 19:43DÜNYADA SAĞLIK
Bozcaada'da gemide yüzünden yaralanan personelin tıbbi tahliyesi yapıldıÇanakkale'nin Bozcaada açıklarında demirli bulunan gemide yüzünden yaralanan personelin Sahil Güvenlik ekiplerince tıbbi tahliyesi gerçekleştirildi.03 Nisan 2025 Perşembe 18:23BASIN HABERLERİ
Gazze'de altı hafta görev yapan Faslı doktor: "Filistinlilerin yaşadıkları yürek parçalıyor"Gazze Şeridi'nde 6 hafta görev yapan Faslı doktor Ahmed Zerval, Filistinlilerin yaşadığı acıların yürek parçaladığını söyledi.03 Nisan 2025 Perşembe 18:08DÜNYADA SAĞLIK
Sierra Leone'de, M çiçeği virüsüne karşı aşılama kampanyası başlatıldıBatı Afrika ülkelerinden Sierra Leone'de yayılan M çiçeği virüsüne (mpox) karşı aşılama kampanyası başlatıldı.03 Nisan 2025 Perşembe 17:43DÜNYADA SAĞLIK
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Karadurmuş'tan Kanser Haftası açıklaması:"Dünyada her yıl yaklaşık 14 milyon kişi kansere yakalanmakta ve Sağlık Bakanlığı verilerine göre de her yıl ülkemizde 163 bin 500 kişiye kanser tanısı konmaktadır"03 Nisan 2025 Perşembe 17:43KANSER
Myanmar'da yaklaşan muson sezonu, depremzedeler için tehlike arz ediyorMyanmar'da, 3 bini aşkın kişinin ölümüne yol açan 7,7 ve 6,4 büyüklüğündeki iki depremin ardından, yaklaşan muson mevsiminin daha büyük kayıplara ve hastalıklara yol açabileceğinden endişe ediliyor.03 Nisan 2025 Perşembe 15:58BASIN HABERLERİ
Sivasspor'dan kaleci Nikolic'in sakatlığına ilişkin açıklama:Trendyol Süper Lig ekiplerinden Net Global Sivasspor'un kalecisi Djordje Nikolic'in sol dizinde "iç menisküs yırtığı" tespit edildiği bildirildi.03 Nisan 2025 Perşembe 15:03BASIN HABERLERİ
Afyonkarahisar'da Genç Yeşilay, öğrencileri bilinçlendiriyorAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Genç Yeşilay Topluluğu öğrencileri, kentteki okullarda öğrencileri bağımlılığa karşı bilinçlendiriyor.03 Nisan 2025 Perşembe 14:58BASIN HABERLERİ
"30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü" çerçevesinde birçok ülkede etkinlik ve paneller düzenlendiCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan'ın 2017'de başlattığı ve kurucusu olduğu "Sıfır Atık" Girişimi,03 Nisan 2025 Perşembe 14:33BASIN HABERLERİ
İngiltere'den Hindistan'a giden uçak, rahatsızlanan yolcu için Diyarbakır'a acil iniş yaptıİngiltere'nin başkenti Londra'dan Hindistan'a giden uçak, bir yolcunun rahatsızlanması üzerine Diyarbakır Havalimanı'na acil iniş yaptı.03 Nisan 2025 Perşembe 12:53BASIN HABERLERİ
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2006 Sağlık Aktüel